Avrupa Birliği Parlamentosu - Nesrin Demir

Share:
       Avrupa Parlamentosu, Avrupa Topluluğunun kuruluş yıllarında sahip olduğu sınırlı yetkilerle oluşturulmuş ve Avrupa Birliğinin seçilerek görev başına gelen tek kurumdur. Avrupa Parlamentosu terimi ilk kez 1986’da Tek Avrupa Senedi ile kabul edilmiştir. Komisyon ve Konsey arasında ortaklaşa yürütülen yasama ve yürütme yetkilerinin kullanılmasının demokratik bir şekilde denetlenmesi amacıyla kurulmuştur. Kitabın içeriğinden ve gidişatından bahsedeyim.
Yazar bu eserde; Avrupa Parlamentosu seçimlerinde üyelerin aynı sisteme göre seçilebilmesi, bütünleşme açısından büyük yarar getireceğini vurgulamıştır. Ancak bu kolay görülmemektedir. Çünkü seçim sisteminde ülke gelenekleri, çok önemli bir role sahiptir. Avrupa Parlamentosu’nun Birliğin demokratikleşmesi açısında önemli bir konumda olan bir konum olması nedeniyle yetkilerinin daha fazla olması halklarının birliğe güven duyup halkın desteğini alması açısından da gereklidir. Bu yönden olaya bakıldığında, parlamentonun yasama ve bütçe açısından konsey ile eşit haklara sahip olması, demokrasi açığının azalmasına yardımcı olabilir. Parlamentonun konseyin siyasi denetimini gerçekleştirememesi ve komisyon üyelerinin teker teker düşürme imkânına sahip olmaması, sürekli tartışılan konular arasındadır. Bu yüzden Yazar bu tür konuların ve sorunların çözümlenmesi, kurumsal denge açısından önemli görmektedir.
      Bu çalışmanın amacı; Avrupa Parlamentosunun daha iyi tanınmasını sağlamaktır ve bu çalışma; giriş ve sonuç bölümü hariç üç bölümden oluşmaktadır.

      1.Bölüm
       Avrupa Parlamentosu birlik içindeki yeri ve önemi, parlamentonun nasıl bir yere sahip olduğunu anlatmaktadır. Avrupa Parlamentosunda gelişim sürecinden ve elde ettiği yetkilere yer vermiştir.
       2.Bölüm
        Avrupa Parlamentosunun yapısını işlemiş, görevlilerin hangi özellik ve yeteneklere sahip olduğu bakılmıştır. Ayrıca içinde bulunan komisyonların ne bağlantıda olduğuna ve nasıl yürütüldüğüne dair görüşlere yer vermiştir.
        3.Bölüm
        Avrupa Parlamentosu kompozisyonu, grupların çalışma biçimlerini, gelişmeleri üzerinde durularak Avrupa Parlamentosu ilk doğrudan seçimlerle son seçimlere kadar geçen süredeki seçim sonuçlarına ve Avrupa Parlamentosunun konularına değinilmiştir.
       Sonuç Bölümünde; Avrupa Parlamentosu içinde durumu değerlendirmek parlamentoyla ilgili çözüme kavuşturulması gereken konular vurgulanmıştır. Kitap çalışması ve içeriğiyle ilgili olarak; yazar bilimsel olarak yaklaşmış içerikte kullandığı sözleşme, topluluk vb isimlerin kısaltılmasını kitabın ilk sayasında belirtmiştir. Böylelikle kısaltılmış kelimeleri oradan bakarak daha anlaşılır ve neyden bahsettiğini daha iyi kavrayabiliriz.
         Dili sade ve anlaşılır, anlatmaya çalıştığı konularda ise fazla detaya girmeden okurun alması gerektiği ve bilmesi gerekeni iyi bir şekilde ortaya koymuştur.
         En önemli çalışmalardan birisi de vurgulamak istediği konuyu okuyucuya iyi aktarıp konuya hâkim olmasını sağlıyor olabilmesidir,
        Eser; Konuya yabancı olanların sıkılmadan okuyabilecekleri sadelikte Avrupa Birliği sürecini yaşamak isteyenler ve az çok bilgi sahibi olanlar için ayrı bir zevkle okunacaktır.
       Avrupa Parlamentosu ile ilgili tartışmaların yapıldığı sırada yazar Avrupa’nın gelişimine ilişkin gerçek nedenin ne olduğunu dile getirmeye çalışır. Bunu yaparken de kitabın özüne ilişkin can alıcı bir soru sorar. Kitap üzerinde durulan bu soru Avrupa Parlamentosunun bir sıçrayış gerçekleştirerek Avrupa Birliğine uyumu, gelişimine, bütünleşme sürecine neden önce ulaşılamadığı meselesidir.
        Belki de tüm çalışma bu soruya verilebilecek mantıklı bir cevap oluşturma çabası üzerine kurulmuştur diyebiliriz.
        Nitekim yazarın okuma boyunca bizden istediği Avrupa Parlamentosundan uzaklaşmanın ve yapılan antlaşmaların Avrupa Parlamentosunun ne kadar etkili olduğunu bize göstermesi için verdiği çabadan ileriye götürmemiştir.
        Nesrin Demir: Avrupa Birliği konularında fikir ve görüşleriyle akademik görüşlere sahip ve bu kitapla okuyucuya önemli katkılarda bulunmuştur. Olumsuz yönüyle değerlendirecek olursam son derece kaliteli bir eser diyemem. Aşama olarak yeni bilgi edinmek isteyen biri için okunabilecek bir kitaptır. Dönemin partilerini, siyasetini ve ekonomisini yüzeysel ele alarak okurda düşünceye ve tam net bilgi edinmesine engel olmuştur.